Kuru bir çalı gibiydin ümidimin toprağında.
Her gün eşiklerde, rüzgâr sesiyle beklediğim,
Bana Şu gün deseydin /diyebilseydin,
En sevdiğin çorbayı yapardım sana,
En sevdiğin esvabı giyerdim.
Kapılarda karşılardım.
Sabah erken kalkar, bayram temizliği yapardım.
Geçen araba seslerinin hangisi kapımda duracak diye kulak kesilirdim.
Belki minderde uyuyakalırdım, aklımda senli düşlerimle…
Ve gelirdin bir vakit,sarıldığımı hayal ettiğimde…
Tutamam ben kendimi bilirsin değil mi?
Gelsen de sıcaklığınla ağlatsan beni.
Son defa.
Belirsizliğe inat.
İçimde kuru çalıya dönen ümitlere inat…


0 Comment
more_vert